Vakıf Haftası ve Vakıf Medeniyeti - Yeni Dünya Vakfı

Vakıf Haftası ve Vakıf Medeniyeti

Kategori: Haberler
Yayın Tarihi: 11 Mayıs 2016

İçinde bulunduğumuz Mayıs ayınının ikinci haftası 2000 yılından itibaren Türkiye genelinde “vakıf medeniyetinin” korunması ve bir medeniyet tasavvuru olan “vakıf kavramının” toplumumuzca derinlemesine idrak edilmesi amacıyla “Vakıf Haftası” olarak kutlanmaktadır.
1983 yılından 2000 yılına kadar Aralık ayının 3’ü ile 9’u arasında kutlanmış olan “Vakıflar Haftası”, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce kutlamalara uygun iklim ve takvim koşullarına daha uygun görülmesi hasebiyle 2001’den itibaren Mayıs ayında kutlanmaya başlanmıştır. 2006 yılından itibaren Vakıflar Haftasında, her sene “vakıf medeniyeti”nin belli bir cüz’üne atıf yapılarak, vakfın bu cüz etrafında değerlendirilmesi sağlanmaktadır. Böylece 2006 yılında “Vakıf Medeniyeti Yılı”, 2007 yılında “Vakıf Medeniyeti: Çevre”, 2008 yılında “Vakıf Medeniyeti: Su”, 2009 yılında “Vakıf Medeniyeti: Sağlık”, 2010 yılında “Vakıf Medeniyeti: “İstanbul””, 2011 yılında “Vakıf Medeniyeti: Eğitim”, 2012 yılında “Vakıf Medeniyeti: Balkan Vakıfları”, 2013 yılında “Vakıf Medeniyeti: Şehir”, 2014 yılında “Vakıf ve İktisat”, 2015 yılında “Vakıf ve Sanat” başlıkları etrafında düzenlenen etkinliklerle Vakıflar Haftası yurt genelinde kutlanmıştır. Bu yıl belirlenen tema ise “Vakıf ve Sivil Toplum” olarak belirlenmiş olup, ecdadın nesillerimize bıraktığı bu büyük medeniyetin özgünlüğünü vurgulamak, toplumumuzdaki vakıf şuurunu canlı tutmak hedeflenmiştir.
Her ne kadar “Vakıf” ve “Sivil Toplum” kavramları birbirinin yerine kullanılıyor olsa da, vakıf olgusunun temeli İslamiyet’e dayanmaktadır. Tarihte; Hazreti Ömer (r.a.)ın Hayber’in fethinden sonra ganimet olarak kendisine düşen bir arazinin satılmaması, miras bırakılmaması ve hibe edilmemesi şartı ile fakir, köle, misafir ve Allah yolunda olanların istifadesi için vermesi ilk vakıf olarak kabul edilmektedir.
Vakıflar, tarih boyunca hangi amaçlarla kurulmuş olurlarsa olsunlar, İslâm ve Türk dünyasında birbirinden önemli çok çeşitli hizmetleri üstlenerek, günümüzde modern devletin yapmakta olduğu çok sayıda kamusal görevi yüzyıllarca başarıyla yerine getirmişlerdir. Vakıf konusundaki ilk kurumsallaşmanın Selçuklu Döneminde olduğu, Osmanlı Devleti Döneminde ise vakıfların bir medeniyet haline dönüştüğü görülmektedir. Osmanlı Devletinin yabancı bilim adamlarınca “vakıf cenneti” tabiri ile anıldığı da bilinmektedir. Evliya Çelebi, XVII. yüzyıldaki Osmanlı vakıf eserler hakkında, “..ben elli yılda 18 padişahlık ve krallık yere seyahat ettim, hiçbir yerde bu kadar hayrat görmedim” diye yazacaktır.
Vakıflar, aynı zamanda, servetin zengin kesimlerden toplumun daha fakir kesimlerine doğru akışını önemli ölçüde gerçekleştirerek sosyal dengelerin kurulmasında ve sosyal bütünleşmenin sağlanmasında, içtimaî barışın sürekliliğinde, sınıf çatışmalarının önlenmesinde, kamunun hizmet taleplerinin yerinde karşılanmasında, siyasî ve ekonomik istikrarın sağlanmasında da merkezî yönetimlerin en büyük yardımcıları olmuşlardır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre Cumhuriyet döneminde kurulmuş vakıf sayısı 5.053 civarındadır. Bunlardan 263 tanesinde Vergi Muafiyeti söz konusudur. Bu 262 vakıftan bir tanesi de Yeni Dünya Vakfıdır. 1996 yılında kurulan Yeni Dünya Vakfı, 20 yıllık geçmişinde birçok güzel ve hayırlı hizmetin yapılmasına vesile olmuştur. Bunların arasında en önemli ve maziyi âtiye taşıyacak olan ise öğrencilere/gençlere verdiği maddî/manevî destektir. Yeni Dünya Vakfı bütün Türkiye çapında verdiği hatırı sayılır burslar, konferanslar, seminerler, eğitim/kültür/sanat faaliyetleri, sosyal etkinliklerle her geçen gün hizmet alanını ve çerçevesini genişletmektedir. 1 şube ve 15 temsilcilikle kurumsal anlamda da büyümeye devam eden Yeni Dünya Vakfı, periyodik olarak yayınladığı bülten ve dergiler, sosyal medya hesapları gibi alanlarda da varlığını güçlendirmektedir.
Tarih boyunca süregelmiş yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kurumsallaşmış hali olan vakıflar; “sadaka, infak ve hayırda yarışma”ya teşvik edici mahiyetteki âyetlerin bir toplum üzerindeki izdüşümleridir. Yeni Dünya Vakfı da bu anlamda üzerine düşen sorumluluğu yirmi yıldır olduğu gibi bundan böyle de mütemadiyen îfâ etmeye devam edecektir.
 

YENİ DÜNYA VAKFI

VAKIF

Go to Top