X
Ör: Şube, Yurt veya İçerik adı ile yada anahtar kelime ile arama yapabilirsiniz.
EN
Haberler >

Darbeye Karşı Yeni Dünya Vakfı Tek Yürek Oldu

21 Tem 2016

15 Temmuz Cuma günü akşam saatlerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine kara bir leke olarak geçen darbe girişimi, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletin ve milletin ittifak ve direnişi ile destana dönüştü.
Yeni Dünya Vakfı ilk saatlerden itibaren millî iradeye sahip çıkmak, darbeye karşı birlik ve beraberlikle mücadele etmek için Genel Merkez, Şube ve 15 Temsilciliği ile meydanlarda kadın-erkek, çoluk-çocuk, genç-yaşlı bütün yönetici, üye, öğrencileri ve aileleri ile birlikte vatanın ve milletin bekası için sabahladı.
Yeni Dünya Vakfı Genel Başkanı Mahmut Göksu ailesiyle katıldığı Kızılay Meydanı’nda şunları ifade etti: “Milletin ve ümmetin geleceğine kasteden hainlere karşı milletimiz bir destan yazdı. Tarihin altın sayfalarında bu destan yerini alacak ve gelecek nesillere ışık tutacaktır…. Bu ışık şimdi bütün illerde ilçelerde tüm meydanlarda güneş gibi parlamaktadır. Cenabı Hak zalimlere fırsat vermesin. Onlara gerekli dersi verebilmek ve millet olarak biz buradayız demek için hep beraber meydanlardayız, biz de aile olarak Kızılay’dayız…”
Genel Başkan Göksu sözlerini şöyle tamamladı:
“15 Temmuz’da milletimizin büyük bir badireyi Allah’ın lütfu, milletimizin gayreti, Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın kararlı duruşu, polisimizin ve askerimizin cansiperane mücadelesi ile atlatmıştır. Şimdi okçular tepesini daha muhkem bir şekilde tutma günüdür… bir demokrasi şöleni şeklinde geçen gece nöbetleri milletimizin yüksek heyecanını ve azmini ortaya koymaktadır. Ülkemizin geleceğine ve milletimizin değerlerine sahip çıkmak en büyük insanî, İslâmî, vicdanî ve vatanî bir görevdir. Bu ülkeye ihanet edenler ebediyen lanetle anılacaklardır…”
Devletimizin, Cumhurbaşkanımızın, Meclisimizin, Hükümetimizin yanında sımsıkı durmaya devam eden Yeni Dünya Vakfı, 19 Temmuz’da Milli İrade Platformu’nun üyesi STK’lar ile birlikte aşağıdaki bildiriye imza atmıştır. Ayrıca 20 Temmuz’da TOBB Başkanının koordinesinde Ankara’daki vakıflar ve dernekler olarak da TBMM bir araya gelerek yine darbeye karşı güç birliği ve söz birliği yapılmıştır.
22 Temmuz akşamı kanlı bir direnişe tanık olan Saraçhane Parkı’nda sabaha kadar nöbet tutacak olan Yeni Dünya Vakfı Ailesi, akşam namazı için Şehzadebaşı Camii’nde buluşacak. Genel Başkan Göksu da nöbete katılarak halka hitap edecek.
ÜYESİ OLDUĞUMUZ MİLLİ İRADE PLATFORMU OLARAK DARBEYE KARŞI ORTAK BASIN BİLDİRİMİZ…
“Her darbe girişiminde olduğu gibi, tarih tekerrür etmiştir. Kahraman ordumuza sızmış bu kalleş, sinsi ve terörist yapılanmanın sırtını bir üst akıla dayadığı anlaşılmıştır. Ülkemiz, onlarca yıldır sağlıktan eğitime, sanayiden kültüre, dış politikadan ulaşıma bir devrim gerçekleştirmiştir. 2008’de başlayan ve dünyayı sarsan krizlerden ekonomimiz yara almadan çıkmıştır. İçte ve dışta barışın ve adaletin sözcüsü ve takipçisi bir yönetim geliştirmiştir. Bütün dünyanın mazlum milletlerini, ırk-dil-din-mezhep farkı gözetmeksizin sahiplenmiş, onların ümidi haline gelmiştir. ‘Dünya beşten büyüktür’ söylemi ile yeni bir dünyaya olan özlem, istek ve dirayetini göstermiştir. Oyunları bozmuş, insanca ve adaletli bir dünya tasavvurunu bütün küresel platformlarda dillendirmiştir. Kendi bölgesinde bir istikrar adası olmuştur. İşte bu üst aklın hedefi olma sebepleri de bütün bunlardır.” diye konuştu.
Darbe ile gerçekleştirmek istenenin, ‘kral çıplak’ diyemeyen ‘kukla’ bir Türkiye olduğuna dikkati çeken Akalın, “Darbe ile gerçekleştirilmek istenen Ortadoğu ve dünyada ‘söz sahibi’ değil, ’emir kulu’ bir Türkiye’dir. Demokrasiyi özümsemiş, insanına ileri demokrasinin nimetlerini layık gören değil, kendi insanını ‘güdülecek sürü’ olarak gören bir Türkiye’dir. Doğunun ve batının değerlerini harmanlamış, yeni dünyada yerini, yaşanabilir, çok kültürlü, bir barış adası olarak alan değil, kaosun yönetim tarzı olduğu, tek tipçi bir Türkiye’dir. Milli-manevi değerleri ile kendi medeniyetini inşa eden değil, jandarmalık yapan bir Türkiye’dir.” ifadelerini kullandı.
Akalın, bu darbe girişiminin insanlığın bütün ahlaki ilkelerinden, dini prensiplerinden, medeniyet değerlerinden ve asgari vicdani ve insani müştereklerden uzak bir kalkış olduğuna vurgu yaparak, darbe girişimini bu ülkenin anneleri, babaları, oğulları, kızları olarak nefretler lanetlediklerini belirtti.
– “Türk Milletini iradesi dışında dizayn etmeye imkân yoktur”
Cuntacıların millete silah doğrultarak kadın-erkek, genç-yaşlı demeden kurşun sıktığını anımsatan Akalın, şunları kaydetti: “Masum halkın üzerine tankları sürmekte, insanları ezmekte sakınca görmemiştir. İnsanlara silah sıkmak istemeyen, emirleri altındaki askerleri/silah arkadaşlarını başlarından vurarak şehit etmekte tereddüt etmemiştir. Uçak ve helikopterlerle başta milletin meclisi olmak üzere devletin kurumlarını bombalamışlardır. Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere komutanlarını rehin alacak kadar cinnet seviyesine çıkmıştır. Milli iradeyi gasp etmeye kalkmış, Başkomutanı olan Cumhurbaşkanına suikast tertip etmekte tereddüt etmemiştir. Bütün bunların karşısında, milli iradeyi sahiplenen toplumun bütün kesimlerinden insanımız yaşlı-genç, kadın-çocuk demeden sokaklara dökülmüş, havalimanları, askeri birliklerin önünde ve kritik yerlere toplanmıştır. Tankların üzerindeki askerleri ikna etmeye çalışmış, yaptıkları hatadan dönmeleri için nasihat etmiştir. Zorbalığa karşı kendini siper etmiş, ezilmiş, tartaklanmış, vurulmuş ve şehit olmuştur. Tankları durdurmuş, işgallere son vermiştir. Bütün dünyanın gözleri önünde menfur darbe girişiminin hiç silah kullanmadan nasıl durdurulacağının dersini vermiş ve tarihe geçmiştir. Gerektiğinde bütün farklılıkları bir tarafa bırakarak, vatanın bekası yolunda her türlü fedakârlığı göze aldığını göstermiştir. Artık bütün dünya bir kez daha biliyor ki, Türk milletini iradesi dışında dizayn etmeye imkân yoktur.”
Bundan böyle sırt sırta vermiş olan insanların demokrasiden insan haklarına, ekonomiden eğitime, sağlıktan dış politikaya, sanayiden ulaşıma bütün alanlarda yoluna daha güçlü olarak devam edeceklerini dile getiren Akalın, “Önümüzde ordusu, polisi, milleti, hükümeti, muhalefeti ve devleti ile sarsılmaz bir Türkiye bulunmaktadır.” dedi.
Darbecilerin kurşunuyla şehit olanlara rahmet dileyen Akalın, darbenin başladığı ilk andan itibaren karşı çıkan, ölümü göze alan, çatışmaya giren ordu mensuplarına, polise, mülki erkâna, belediyelere, sivil toplum örgütlerine, milletvekillerine, diyanet mensuplarına, gazetecilere, darbeye karşı milleti ve sokakları işaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Başbakan Binali Yıldırım’a siyasi parti liderlerine ve vatandaşlara teşekkür etti.
– “Geciken adalet, adalet değildir”
Akalın, sözlerini şöyle tamamladı: “Hem şehitlerimiz hem de darbelerin ilk mağduru olan sivil halkımız ve ülkemiz adına, darbecilerin bir an önce cezalandırılması yolunda gerekli her türlü adımı atacağımızı deklare etmek istiyoruz. Ve biliyoruz ki geciken adalet, adalet değildir. Ülkemizde gerçekleşen 1960, 1971, 1980, 28 Şubat, 15 Temmuz darbe girişimleri ve muhtıralar kronik bir soruna işaret etmektedir. Kötü olandan daha beteri, onun gelenekleşmesidir. Bu durumu ülkemiz, devletimiz, hükümetlerimiz ve insanımız hak etmemektedir. Siyasal istikrarın sağlanması ve bu sistem sorununun köklü bir biçimde son bulması yolunda her türlü girişim ve çalışmayı gerçekleştirmeyi bir borç biliyoruz. Bizler, Milli İrade Platformu olarak insan haysiyet, onur ve şerefine, milletin kaderine ve iradesine yönelmiş her darbe, terör ve kalkışmayı tanımadığımızı, lanetlediğimizi ilan eder ve sürecin her anlamda takipçisi olacağımızı, Başkomutanımız aksini söyleyene kadar meydanlarda, demokrasi nöbetinde kalacağımızı beyan ederiz.”









Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında Daha fazla Bilgi için tıklayınız.
Kabul Et
Kapat