KONSTANTİNOPOLİS’TEN DERSAADET’E - Yeni Dünya Vakfı - Yazı & Yorum

KONSTANTİNOPOLİS’TEN DERSAADET’E

Kategori: Haberler
Yayın Tarihi: 28 Mayıs 2021

“İstanbul 1453’de değil 857’de fethedildi”

Her sözü ve hareketi hak, her haberi doğru olan Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.), nübüvvet nuru ile yüzyıllar sonra meydana gelecek tarihi olaylara ışık tutmuş ve İstanbul’un fethedileceğini haber vererek şöyle buyurmuştur:

“İstanbul (Kostantiniyye) elbettte fetholunacaktır. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan ve onun askeri de ne güzel askerdir.”
Ahmed b. Hanbel, IV, 335; Fethu’l-Kebir, c.3/9; Feyzu’l-Kadir, 5/262)

Cennetmekan Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’u Hz. Peygamber (s.a.v)’in hicretinden 857 yıl sonra fethetti. Hicri takvime göre tarih verince, aklımıza bu geliyor. İşte Fatih’in dünyasında bu tarih vardı. Fatih’in dünyasını anlamazsak, fethi de anlayamamış oluruz.

Sevgili Peygamberimizin inanan kalpleri fetih aşkıyla yakan bu ilahi çağrısına nail olmak isteyen pek çok komutan, İstanbul’u fethetmek için seferler tertip etmiştir. İslâm dininin hayat nizamı ve adalet ilkesi üzerinde kurulan Osmanlı Devleti’nin, yüce peygamberimizin izinde yetiştirilmiş 21 yaşındaki II.Mehmed, Peygamberimizin “O ne güzel komutandır” müjdesine nail olarak, kendini “Fatih”, Kostantiniyye’yi de bundan 568 yıl önce 29 Mayıs 1453 tarihinde “İstanbul” yapmıştır.

İstanbul’un Fethi, iman ile küfür mücadelesinde, imanın küfre mutlak bir galibiyetidir. İstanbul’un Fethi, bütün yıkıcılık ve bozgunculukların kaynağı olan şirk ve küfür cephesinin de tarihte eşine rastlanmayan bir hezimetidir. Bu fetih, canını, mübarek dinin ve vatanın emrine amade kılmış, malını İslâm’ın zaferi için feda edenlerin bizlere büyük bir hediyesidir.

Tarihin altın sayfalarında yer alan önemli hadiselerden birisi de şüphesiz İstanbul’un Fethi hadisesidir.

Çeşitli bakımlardan 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul’un fethedilmesiyle, orta çağ kapanmış ve yeni bir çağ açılmıştır. Türk tarihinin en müstesna olayı olarak kabul edilerek de, Feth-i Mübin denilmiştir.
İsmi Roma İmparatoru Konstantinden mülhem Konstantinopolis olan ve Peygamber efendimizin deyişiyle Konstantiniyye olan bu güzel belde Cennetmekan Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildikten sonra;önce Payitaht, sonra da İslambol ve Dersaaded(Saâdet kapısı) olarak Topkapı Sarayı’nın kapısında yazdığı üzere: “Ye’vi ileyhi küllü mazlûmin”(Tüm mazlumların sığınağı.) olmuştur.

Bu vesile ile, Şiirimizin kutuplarından Şair Nedim’in ;
Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır
Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır

Dizeleriyle anlattığı Belde-i Tayyibe’yi bize bahşeden büyük Türk hakanı Fatih Sultan Mehmed’i ve onun kahraman ordusunu minnetle anıyor, bu güzel vatan için canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi de şükranla yad ediyoruz.

Go to Top