Değerlerimiz

“Hayat, inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur.”
Aliya Izzetbegoviç

Ahlak

Toplumları ayakta tutan en önemli değer ahlaktır. Hz. Peygamber’in (s.a.v), “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” sözü ahlakın ne kadar kıymetli ve yüce olduğunu göstermektedir. Vakıf olarak da ahlak en önemli ilkemizdir. En başta ve her şartta doğruluk ve dürüstlüğü ifade eder. Vakıf; faaliyetlerinde ahlaki kurallara riayeti, toplumsal değerlere uyumluluğu bir kriter olarak benimser. Vakıf; bünyesinde olan gençleri ahlaklı, milli ve manevi değerlere bağlı, paylaşma kültürünü özümsemiş, diğergâm (isâr), ekip ruhuyla hareket eden nitelikli bireyler olarak yetişmesi için çaba sarf eder.

Meşruiyet

Meşruiyet ilkesi en başta hakka/hukuka saygıyı ve yasallığı gerektirir. Ayrıca vakıf, her türlü hizmet ve faaliyetlerin de temel değerlerimize, ilkelerimize, örf ve adetlerimize uygunluğu esas alır. Vakıf, toplumsal meşruiyet açısından marjinal ve radikal akımlara mesafeli olmayı, yetkilerin kullanılmasında mevzuatla birlikte vakıf senedi ve yönetmeliklere riayeti gözetir. Hizmet alanlar ve verenler için de; vakıf bünyesinde hukuksuz ve gayrimeşru faaliyet ve davranışlara izin verilmemesine özen gösterir.

Estetik

“Allah (c.c) güzeldir, güzel olanı sever.” ve “Allah (c.c), sizden birinizin yaptığı işi ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.” hadislerinden hareketle estetik; sözde, söylemde, davranışta ve mimaride göze ve ruha hoş geleni tercih etmektir. Medeniyetimizdeki estetik anlayışında; sonsuzluğu arama, güzeli bulma, anlam katma, insana yarar sağlama, tabiatı koruma ve Allah’a yaklaşma gibi amaçlar sıralanır. Vakıf bu ilkeler çerçevesinde estetiğe ayrı bir değer verir.

Liyakat

Liyakat ve ehliyet ilkeleri, hesap verebilirliğin temel göstergesi olup, toplumsal adaleti ayakta tutmanın ve amme menfaatinin temel ilkeleridir. “…İş, ehil olmayana verilince kıyameti bekle” Hadis-i Şerifi bu anlamda dikkat çekicidir. Gönüllüğün esas olduğu kurumlarda, liyakatin ikinci plana atılması riski gerçeğinden hareketle, vakfımız liyakat prensibinden asla vazgeçmemelidir. Bu kapsamda vakıf, yetenekli ve liyakatli gençlerin yetişmesine ve görev almasına uygun ortam hazırlar.

İyilik

Vakıfların kuruluşundaki temel amaç iyilik etmektir. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” hadis-i şerifi vakıfların kuruluşundaki temel felsefeyi ifade eder. Servet, şöhret, evlat, sağlık ve makamın insan için geçici, baki kalanın bu kubbede bir hoş sadâ (iyilik) olduğu unutulmamalıdır. İnsanları hayra teşvik etmek, güzelliğe davet etmek, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak, gençlerin daha nitelikli ve donanımlı yetişmesi için faaliyetlerde bulunmak, toplumda sevgi ve saygının kökleşmesi ve dünyaya iyiliğin hâkim olması için çalışmak vakfın temel görevidir.

Samimiyet

İnsan ilişkilerinde en etkili güç samimiyettir. Samimiyet insanın kendisiyle barışık olmasıdır. İnsanı tüm eylemlerinde onurlu ve güzel kılan bir haslettir samimiyet. Peygamber (s.a.v), “Din Samimiyettir.” buyururken gönül ve dilin uyumlu olmasına işaret etmiştir. İçten, özden, candan olmaktır samimiyet.
Samimi olmak gönülden iş yapmaktır. Kur’an-ı Kerim’de hemen hemen tüm peygamberlerden insanlığa karşı söylenmesi istenen, “De ki: Bu hizmetten ötürü sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’tır.” (Şuara 109, 121, 145)ayetleri gönüllülüğün tarihte en önemli önderlerinin peygamberler olduğunu ortaya koyar.
Vakıf hizmeti sunarken veya alırken, vakıf amacı dışında başka beklentiler içinde olmamaktır samimiyet. Daha da önemlisi görev ve sorumluluklarını samimiyetle yerine getirmektir. Yeni Dünya Vakfı’nın en büyük sermayesi samimiyetidir.

Adalet

Adalet kâinatın ruhudur. Adalet havada soluduğumuz oksijen gibidir. Varlığını asla hissetmeyiz, ancak yokluğunu anında hissederiz. İnsan hayatının en önemli beş değeri olan can, mal, nesil, akıl ve din emniyetinin sağlanması ancak adaletin sağlanması ile mümkündür. Yüce Allah, “Adaleti titizlikle ayakta tutun…” (Nisa, 135) emr-i ilahisiyle adaleti büyük bir hassasiyet ile yerine getirmemizi emretmiştir. Vakfın ana faaliyetleri arasında yer alan burs ve yurt hizmetleri başta olmak üzere diğer tüm çalışmalarda, çalışan ve öğrencilerin beklentilerinde, kişisel şartların değerlendirilmesinde, olası ihtilafların çözümünde denge ve adalet daima gözetilir. Mülkün bekası nasıl adaletle mümkün ise vakfın sonsuza dek yaşaması da ancak adaletle mümkün olacaktır.

Liderlik

İdeali olmayan toplumlar lider çıkaramaz. İdealsiz bir kişi de lider olamaz. Zira hedefi olmayan insanda heyecan olmaz. Heyecansız insan yorgundur ve bıkkındır. Gerçek bir lider heyecanlıdır ve heyecanında samimidir. Lider yeniliklere açık ve donanımlı olmalıdır. Liderlik, sorumluluk, cesaret, vizyon ister. Amaçlarını gerçekleştirmek için insiyatif alma becerisi göstermeyi, gönüllüleri harekete geçirebilmeyi ve motive edebilmeyi gerektirir. Vakıf faaliyetleri anlamında; çalışmalardan heyecan duyan, etkin katılım sağlayan, okulda ve diğer sosyal çevrede vakfın tanıtımına destek olan, arkadaşlarını vakıf çatısı altında buluşturan gençler liderlik vasfına sahip kişilerdir. Yeni Dünya Vakfı; yeni dünyanın inşasında toplumlara rehberlik edip onları harekete geçirecek liderler yetiştirmesi için gerekli ortamı hazırlar.

İstişare

Hepimiz birimizden daha akıllıyız. İşlerimizi yaparken ve kararlarımızı alırken istişare etmek en isabetli yoldur. Bu da “ben” değil “biz” demekten, bireysel değil kollektif aklı devreye sokmaktan geçer. İstişare Peygamberimizin (s.a.v) hayatında uyguladığı önemli ilkelerdendir. İstişareye riayet etmek prensibini, sadece vakıf içi bir uygulama gibi görmek değil, hayatın her safhasında ve önemli gördüğümüz her işte yaygın kılmak esastır. Vakıf çalışmalarında istişareden sonra en önemli unsur, süreci takip etmek ve neticeye (intaç) ulaştırmaktır. Sonuç odaklı yapılmayan çalışmalardan netice almak zordur. Bu nedenle yapılacak tüm çalışmalarda süreçler iyi takip edilmeli ve sonuçlandırılmalıdır. Zira “Amellerin değeri sonuçlarına göredir.” (Hadis-i Şerif)

Hesap verebilirlik

İnsanın dünya hayatında ne yapıp ettiği hususunda en önemli tanık bizzat kendisidir. Dolayısıyla insan, yapıp ettikleri sebebiyle önce kendine hesap verebilmeli ve vicdanıyla yüzleşebilmelidir. Buna da nefis muhasebesi denir. Her iş ve tüketilen her zaman dilimi nefis muhasebesi yapmak için önemli birer vesiledir.
Vakıf hizmetleri, gönüllülük esasına dayanmakla birlikte, bu çalışmaları tam bir mesuliyet duygusuyla yerine getirmeyi gerektirir. Vakıf faaliyetlerinde, mali işlerde ve tüm süreçlerde şeffaflık önemli bir ilkedir. Yeni Dünya Vakfı yaptığı iş ve işlemlerinde net ve şeffaf olmayı, hesap verebilirliği temel ilke edinmiştir.
Vakıf yetkilileri, çalışanları ve hizmet alanları üstlendikleri yetki ve sorumlulukların, aldıkları karar ve yaptıkları uygulamaların mesuliyetini de üstlenirler. Bu kişiler, hesabı hukuka, yetkili mercilere, topluma vermenin yanında kendi vicdanına vermekle de mükellef hisseder.