Yeni Dünya Vakfı’nın Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte düzenlediği Samsun Gençlik Kampı, 3-7 Ağustos tarihleri arasında erkek öğrencilerin, 9-13 Ağustos tarihleri arasında ise kız öğrencilerin katılımıyla tamamlandı.

Samsun 19 Mayıs ilçesinde bulunan kampın ilk etabına; İstanbul, Ankara, Bursa, Gaziantep, Samsun, Giresun, Adıyaman, Kırıkkale, Konya ve Kayseri’den 150 erkek öğrenci katılırken, 9-13 Ağustos tarihleri arasında ise; İstanbul, Ankara, Adıyaman, Bursa, Gaziantep ve Kırıkkale’den 170 kız öğrenci katıldı.
Genel Merkez, şube ve temsil heyetlerinden yöneticilerin de yer aldığı 4 günlük kamplarda, çok sayıda konferans ve etkinlik de gerçekleştirildi.
3 Ağustos Perşembe günü kamp katılan erkek öğrenciler, öğle yemeği ve kamp sorumluları ile gençlik liderleri tarafından verilen oryantasyonun ardından havuza girerek yorgunluk attılar.

ŞEN: YENİ DÜNYA ÖNCE HAYALLE KURULUR
Akşam yemeğinin ardından kampa katılan Başbakan Baş Danışmanı ve Yeni Dünya Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Mustafa Şen, gençlere yönelik bir konferans verdi.
Vakıf çalışma ve faaliyetlerinden övgüyle bahsettikten sonra “Yerli ve Milli Olmak” başlığı altında ülkemizin güncel politik ve yönetim anlayışını gençlerle paylaşan Mustafa Şen, toplumların küresel ölçekte maruz kaldıkları dezenformasyonlara da değindi. Dünya üzerinde farklı dönemlerde birçok ülke ve toplumun dışarıdan müdahalelere maruz bırakıldığını ifade eden Şen, “Parayı ve piyasayı kontrol eden yapılar, insanların zihinlerini işgal eder, köleleştirirler ve hiç farkına varamazsınız. Bunu çağdaşlaşma veya benzer tabirlerle ifade ederek, yavaş yavaş toplumların mayasını bozarlar. 1953’te İran’da yapılanlar buna örnektir. Günlerce sokakta nöbet tutan İran halkı, “Tehlike geçti artık nöbet tutmaya gerek yok” türünden çağrıların ardından meydanları terk ettiklerinde, yeni bir darbe ile iktidar devrildi. Böylece İran, Amerika’nın kölesi haline dönüştürüldü.

Binlerce yıl öncesine gittiğimizde ise, Kartaca ve Roma İmparatorluğu arasında süre gelen savaşlarda, Kartaca hükümdarı Hannibal, defalarca Roma’yı mağlup ediyor. Generalleri Hannibal’a, Roma şehirlerine saldırarak Roma’yı iyice güçsüzleştirmeyi ve hatta yok etmeyi telkin etseler de, Hannibal sivillere ve şehirlere saldırmak istemiyor. Uzun yıllar Hannibal’in stratejilerini inceleyen Romalı General Scipio Africanus ise Kartaca ordusunu mağlup ediyor ve Hannibal’in yapmadığını yaparak Kartaca’yı yerle bir ediyor. Bugün ortada ne Kartaca, ne de halkından eser yoktur.

Merhamet ve adalet çok önemlidir. Bizim topraklarımızın en önemli değerleri de merhamet ve adalettir. Fakat merhameti adalete ezdirmeyeceksiniz. Yerli ve milli damarı canlı tutacak, inlerine ve son odaya kadar gireceksiniz. Tuğlaları sık örecek, bu duvardan Amerikan, Fransız vb. sızmasına izi vermeyeceksiniz.
Yeterli yürek ve ruh seviyesinde olmasak, 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olurdu.

İşte soru şu; Bu topraklar bin yıldır Müslüman yurdu… Bin yıl daha Müslümanların hakimiyetinde kalacak mı?
Asırlardır Müslümanların hakimiyetinde olan Sicilya’da bugün Müslümanlar yok. Endülüste’de öyle… Bu sebeple, Sultan Alparslan, Selahaddin’in, Fatih’in ruhu, torunlarında devam etmeli” diye konuştu.

Vakıf tanıtım videosunda yer alan “Yeni Dünya önce hayalle kurulur” sözünü çok beğendiğini ve hayal kurmanın önemine de değinen Şen, hayalleri olmayan bir insanın hedefleri ve başarıları olamayacağını vurguladı.

Konferans sonrası soruları da yanıtlayan Mustafa Şen, gençlerle toplu halde fotoğraf çektirdi.
Konferans sonrası vakıf yöneticileri ile çay sohbetinde bir araya gelen Şen, gece kamp bahçesinde sohbet eden gençlerin yanına giderek bağlama çalarak türkü söyledi.
Kampın ikinci gününde kamp sorumlusu ve gençlik liderlerinin koordinesiyle Samsun gezisine çıkan gençler, Amazon Köyü ziyaretinin ardından toplu halde Cuma namazı kıldılar. Cuma namazı çıkışı Samsun Valisi Osman Kaymak ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ile karşılaşan gençler, kısa bir sohbetin ardından Başkan Yılmaz’ın daveti üzerine Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan masalarda Samsun pidesi yediler. Yemeğin ardından Büyükşehir Belediyesine bağlı Samsunum isimli tekne ile deniz turuna katılan gençler, dönüşte ise verilen serbest zamanda Yabancılar Çarşısı ve Mecidiyeköy ve Çiftlik caddelerinde alışveriş yaptılar.

UZUNKAYA: FETÖ, SIRADAN BİR TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR
Akşam yemeği için kampa dönen grup, yemeğin ardından Samsun Eski Milletvekili ve vakfımız Ankara Şube’de sık sık ders veren İlahiyatçı Musa Uzunkaya, konferans salonunda gençlere hitap etti. Bugüne kadar gerçekleştirilen ve halen devam eden proje ve faaliyetlerden ötürü vakıf yönetimine teşekkür eden Uzunkaya, bilinçli ve vatana, millete faydalı insanlar yetiştirmek, hayırlı hizmetlerde bulunmak anlayışıyla hareket eden vakıf ve sivil toplum örgütlerinin, devletin temel dinamikleri arasında olduğuna değindi. FETÖ benzeri hain yapıların toplumun içerisine sızarak uzun yıllar içerisinde güçlendiğini ve en nihayetinde asıl emellerini yani ihaneti gerçekleştirdiklerini ifade eden Uzunkaya, 1980’lerden itibaren FETÖ’nün devletin içine yoğun bir biçimde sızmaya başladığı ve dış bağlantılı darbeler ile dini ve siyasi kargaşaların destekçisi, planlayıcısı olduğunu izah etti.

Uzunkaya, FETÖ’nün yeni bir din anlayışını oturtmak istediğini, hak din İslam’ın esaslarına aykırı söylem ve uygulamaların yanı sıra, Vatikan, İsrail ve ABD ilişkilerini üst seviyede tuttuklarını, bu anlamda NATO’nun küresel çalışmalarının Türkiye ayağını oluşturduklarını ifade etti.
FETÖ’nünü Kuran’daki cihad ve ahkam ayetlerine karşı tavır ve eylemlere giriştiğini ve İslam’ın içini boşaltma çalışmalarından da bahseden Uzunkaya, Hrand Dink, Muhsin Yazıcıoğlu ve Danıştay suikastlerinin faillerinin de FETÖ olduğunu iddia etti.

FETÖ liderinin isminin bile çarpıcı olduğunu vurgulayan Uzunkaya, “1844 yılında İran Şahı’na suikast düzenleyen bir Bahai fedaisinin adıdır Fethullah. Aynı şekilde Fethullah Gülen’in Dahhak mahlasıyla yazdığı kitabı da kendisi ele vermektedir. Dahhak da yine eski bir İran Şah’ını testere ile ikiye böldürten, İran’ı istila edip halka işkenceler eden zalim bir adamın ismidir. Bunlar tesadüfi emareler değildir. Bahailerin dünya üzerinde dinler üstü bir anlayışı yerleştirmeye çalıştığını biliyoruz” dedi.

Konferans boyunca gençlerin dikkatle dinledikleri Uzunkaya, yoğun bir şekilde gelen soruları da cevaplandırdı. Farklı şehirlerde verdiği konferansların kitap olarak derlendiğini de belirten Uzunkaya, yakın zamanda yayımlanacak kitabında daha detaylı açıklamalar yer aldığını belirtti.

BAŞKAN GÖKSU, KAMPA KATILDI
Kampın üçüncü günü okçuluk, atıcılık gibi sportif faaliyetlerde keyifli vakitler geçiren gençler, ayrıca mini golf, basketbol, futbol, badminton, pinpon ve satranç müsabakaları yaptılar. Deniz ve havuza da giren gençler, kampımıza katılan Genel Başkan Mahmut Göksu ile akşam yemeği yediler.
Gençlerle kısa sohbetler eden Başkan Göksu, kamp alanını dolaşarak bilgiler aldı. Ülkemizin farklı illerinden gelen vakıf yöneticileri ile de bir araya gelen Başkan Göksu, çay sohbetinin ardından konferans salonunda gençlere hitap etti.
Vakıf faaliyet ve çalışmalarından bahsettikten sonra il il sorumlulara ve bazı öğrencilere kamp hakkında düşüncelerini soran Başkan Göksu, kampa konuşmacı olarak katılan isimlerin anlattıkları konuları gençlerle birlikte kısaca değerlendirdi.
Sosyal ve bilinçli birey olmanın önemine değinen Başkan Göksu, toplumsal değerlerden ve şube/temsilciliklerde sürdürülen çalışmalardan da bahsetti.

ERDOĞAN: MERAK ETMEK, BİR NİMETTİR
Öğrencilerin sorularını da cevaplayan Başkan Göksu’nun ardından İstanbul’dan kampa katılan Yazar ve Sosyolog Erol Erdoğan, Eğitim ve Gençlik Çalışmalarında 7 Prensip” konulu bir konferans verdi.
Her insanın farklı genetik kodları ve vücut yapısı olduğu için doktorların da tedaviyi kişiye göre belirlediğini söyleyen Erdoğan, eğitimin de aynı şekilde kişiye göre verilmesi gerekliliğine vurgu yaptı.
Her bireyin merak, yetenek ve kapasitesinin farklı değer ve ölçülerde olduğu için aynı okullarda, toplu halde eğitim veriliyor olsa bile mümkün olduğunca eğitimin imkanlar ölçüsünde kişiselleştirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Eğitim stratejilerinde de performans artırıcı yöntemlerin yavaş yavaş uygulamaya konulduğunu söyleyebilirim. Bir Matematik öğretmeni her yıl aynı formülü tekrar tekrar öğrencilere anlatmaktan öteye geçmeye başlamıştır. Geleneksel yöntemlerin dışına çıkılmaya başlanmıştır. Doğru, etkin bir eğitim için sürekliliği sağlayabilecek bir sürdürülebilirlik de şart. Hayat boyu öğrenmenin öneminden bahsedersek eğer; Nasıl susadığımızda su içiyor, acıktığımızda yemek yiyor veya yorulduğumuzda dinleniyorsak ve bunları bir kitaptan öğrenmediysek, bunlar birer gereksinimse ve doğuştan edindiysek, merak duygusu da öğrenme isteğimizin temelini oluşturur. Bebeğin ilk öğrenme isteği merak ile oluşur. Merak ettiği her şeye dokunmaya başlar, biraz daha büyüyünce ise sorular sormaya… Merak bir nimettir ve ruhumuza hamurumuza işlenmiştir” diye konuştu.
Kampın son gününde sabah yürüyüşünün ardından topluca kahvaltı edildi. Kahvaltının ardından bahçede vakıf yöneticileri ve öğrenciler bir araya geldiler. Tek tek kendilerini tanıtan öğrenciler, daha sonra vakıf yöneticileri ile sohbet ettiler.

DEMİREL: KİŞİLİĞİNİZ YÜZÜNÜZDE SAKLI
Öğlen yemeği sonrası deniz ve havuzda kampın tadını çıkaran gençler, akşam ise kamğı ziyarete gelen 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Sait Bilgiç ile birlikte akşam yemeği yediler. Kısa bir konuşma yapan Rektör Bilgiç daha sonra Başkan Göksu ve vakıf yöneticileri ile kampı gezdi.
Akşam ise kampın son programı olan “Geleceğiniz yüzünüzde ve ellerinizde saklı” konulu konferans için Dr. Habib Demirel, kampa konuşmacı olarak katıldı. Daha önce Başhekimlik ve İl Sağlık Müdürlüğü gibi görevler yürüten ve şuan Samsun Kızılay Şube Başkanı olan Demirel, din nöropsikolojisi alanında yaptığı okumalar ve çalışmaları gençlerle paylaştı.

Beynin davranış dinamiği, kişilik tipolojileri, inovasyon ve buluşçu zihin oluşturma, Kuran’ı nöropsikolojik açıdan yorumlama, fizyonomi ve yüzden karakter analizi, Türk eğitim sistemi ve dahi beyin yetiştirme gibi konuları da ele alan Demirel, “Nasıl biriyle evlenmemiz gerektiğinden, kişilik özelliklerimize göre nasıl bir meslekte çalışmamamız gerektiğine kadar her şey aslında yüzümüzde saklı. Bizler fizyonomi sayesinde zeki, buluşçu, hafızası güçlü olan çocukları tespit edebilir, satış işinde uğraşıyorsak karşımızdaki kişinin fizyonomisine bakarak onları ikna edebiliriz. Karşımızdaki kişiyi daha iyi tanıyabilmek, başarılı öğrenciler yetiştirebilmek, işimizde başarılı olabilmek, her şeyle ilgili en azından pratik bir bilgi edinebilmek için fizyonomi gerekli.
Osmanlı’da İmam-i Şafi, Muhiddin Arabi, İmam-i Razi bu konuyla ilgili çalışmalar yapmış. Aynı zamanda Enderun’da etkin şekilde kullanılmış. Fizyonomi, ilmi sima, ilmi kıyafet ile zeki, buluşçu, askeriye ile ilgili yeteneği olan kişiler tespit edilmiş ve bu tespitler sonucunda kendilerine gerekli eğitimler verilmiştir. Batı’da ise Aristo, Platon ve Sokrates’le birlikte başlamış ve Hipokrat tedavilerinde ilmi simadan yararlanılmıştır” dedi.

İnsanların yüz şekillerinin farklı karakteristik mesajlar içerdiğinin altını çizen Demirel, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Yuvarlak yüz, dikdörtgen-kare yüz, oval yüz ve üçgen yüz olmak üzere dört çeşit yüz şekli bulunmakta ve her yüz şekli farklı özellikler içermekte. Yuvarlak yüzlü kişiler dışadönük, girişken, coşkulu, enerjik açık gönüllü tiplerdir. Hemen herkesle iyi geçinirler. Güler yüzlü neşeli insanlardır. Çok iyi kurgulamadan akıllarına eseni yaparlar. Dikdörtgen-kare yüze sahip olanlar ise; yönetebilme becerisine sahip, pratik, iradesi güçlü ve kafasına koyduğunu yapan kişilerdir. Kararlı, sebatkar, dirayetli, mantıklıdırlar. Genellikle prestijli, güçlü mevkilerde bulunurlar. Olaylara bakış açıları sorgulayıcı, inatçı ve katı olabilir. Oval yüzlüler şefkatli, düşünceli, anlayışlı, sezgisel bir yapıya sahiptirler. Sorunlara farklı açılardan bakabilen, mantıklı kişilerdir. Aynı zamanda sezgileri kuvvetlidir. Başladıkları işleri bitirmekte zorlanırlar ve sık sık fikir değiştirirler. Üçgen yüzlü kişiler ise; hayal gücü yüksek, araştırmacı ve naziktirler. Hayal güçleri zengin olduğu için olayları abartarak anlatma huyları vardır. Eleştirileriyle dostlarını kırabilirler. Hırsları etkinleştiğinde zeka kurgusuyla etkili planlar yapabilirler. Tanımaya çalıştığınız kişinin öncelikle ağız yapısına dikkat edin. Dudaklarının bittiği yerde, konuşurken aşağı doğru inmeler, dudağında aşağı doğru çizgilenmeler oluşması, konuşurken ağızda eğrilmeler olması ve dudaklarının sağa sola kalkıp eğilmesi bu kişide öfke nöbetleri olabileceği anlamına gelir.

Birçok ülke özellikle de eğitimle ilgili çalışmalarında fizyonomiden yararlanıyor. Bugün Nobel Ödülü’nü alanlarının çoğu İsrailoğulları’ndan. Dünyada buluş yapan kişilerin yüzde 90’ı İsrailoğulları’ndan gelmekte. Onlar eğitim sistemini farklı kurguluyorlar. Bu kurgulama sonucunda da buluşçu, zeki ya da başka özelliklere sahip çocukları tespit ediyor ve çocuklara özellikleri doğrultusunda eğitimler veriyorlar. Bizler de ülkemizde bu teknikleri uygulamalıyız. Toplumumuzdaki Mimar Sinan’ları, İbn-i Sina’ları, Edison’ları tespit edebilirsek, Türkiye çok daha güzel yerlere gelecektir.”

Oldukça yoğun bir ilgiyle takip ettikleri konferansta sahneye çıkarak Demirel’e, yüz ve el yapıları üzerine karakter analizi yaptıran gençler, merak ettikleri konularda da sorularını yönelttiler.
Başkan Göksu ve vakıf yöneticilerinin de dikkatle takip ettikleri konferansın ardından kamptan ayrılacak gruplar bahçede toplanarak arkadaşlarıyla vedalaştılar.

KADIN KOLLARI KAMPI…
Öte yandan 9-13 Ağustos tarihleri arasında ise 16 şube ve temsilciliğimizden yaklaşık 170 kadın kolları üyesi ve kız öğrencimiz, Samsun’da kamp yaptılar.
4 günlük kamp süresince gençlik liderlerinin düzenledikleri etkinliklerin yanı sıra konferanslara da katıldılar.

IMG_0802

IMG_0111

IMG_0115

IMG_0123

IMG_0131

IMG_0133

IMG_0146

IMG_0151

IMG_0178

IMG_0182

IMG_0184

IMG_0192

IMG_0199

IMG_0207

IMG_0209

IMG_0224

IMG_0233

IMG_0241

IMG_0255

IMG_0261

IMG_0266

IMG_0272

IMG_0299

IMG_0303

IMG_0310

IMG_0315

IMG_0316

IMG_0339

IMG_0342

IMG_0347

IMG_0368

IMG_0403

IMG_0415

IMG_0440

IMG_0446

IMG_0467

IMG_0470

IMG_0471

IMG_0473

IMG_0477

IMG_0513

IMG_0521

IMG_0559

IMG_0579

IMG_0591

IMG_0611

IMG_0617

IMG_0667

IMG_0700

IMG_0724

IMG_0735

IMG_0756

IMG_0818

IMG_0832

IMG_0843

IMG_0846

IMG_0849

IMG_0888

IMG_0890

IMG_0892

IMG_0896

IMG_0900

IMG_0902

IMG_0913

IMG_0917

IMG_0923

Bir Yanıt bırak