Yeni Dünya Vakfı Genel Merkez İstişare Kurulu, Harbiye Crowne Plaza’da düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Siyaset, iş dünyasın ve akademik camiadan çok sayıda ismin katıldığı iftar programında önemli açıklamalar da yapıldı.

Ydv Genel Merkez İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel’in ev sahipliğinde düzenlenen iftar programına, Genel Başkan Mahmut Göksu ve vakıf yöneticilerinin yanı sıra, Çevre ve Şehircilik eski Bakanı İdris Güllüce, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Ahmet Cüneyt Yılmaz, Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, İstanbul Baş Vaizi Mustafa Akgül , Şişli Müftüsü Mustafa Bilgiç, iş adamları, vakıf yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ezanın okunmasının ardından iftar yemeği ile başlayan programda, Yeni Dünya Vakfı faaliyet videosu gösterimi yapıldı. Daha sonra kürsüye çıkan Yeni Dünya Vakfı Genel Merkez İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, programın açılış konuşmasını yaptı. Ramazan ayının rahmeti ve birleştirici yönünden bahsederek sözlerine başlayan Yüksel “Bu değerli iftar sofrasında siz değerli dostlarımızla bizleri bir araya getiren vakfımızın kıymetli başkanına ve ekibine teşekkür ediyorum.

Ramazan infak ayı. Yoksulların sofralarını şenlendirmeyen bir kimse, maddi açıdan ne kadar zengin olursa olsun manevi olarak fakirdir. Tabi bu vazifeyi üstlenen bir kültürümüz de var; vakıf kültürü. Geçmişten günümüze baktığımızda; Vakıflar iyi ve doğru bir uygulama alanı bulduklarında çok gelişirler. İslam toplumu, bir vakıf toplumudur. Gönülden, samimiyetle çalışan, topluma, doğaya, eserlere hemen her şeye karşı duyarlı bir vakıf anlayışı ile, vakıf medeniyetine ulaşılır.

Ecdadımız; garip ve kimsesizler, göçmen kuşlar, yeni evlenenler, sokak temizliğinden meyve ağaçlarının bakımına kadar çok çeşitli vakıflar kurmuştur. Ecdadımızdan aldığımız bu sağlam ve köklü anlayışı gençlere ve geleceğe taşımalıyız. Yeni Dünya Vakfı da bu gaye ile faaliyet gösteriyor. İsmimizden de mütevellit, özlediğimiz o yeni neslin inşasına verdiğimiz katkılar ile hem yeni Türkiye, hem yeni dünya için çalışıyoruz.

Bu anlamda Yeni Dünya Vakfı ve aynı maksatla çalışan tüm kardeş kuruluşlarımız etkin oldukça; bayrağımız hep göklerde dalgalanmaya, ezanımız hep okunmaya devam edecektir.
Öğrenci burslarından, yurtlar ve kurslara kadar geniş bir biçimde gençleri hayata hazırlayan vakfımız, vakıf üye ve gönüllüleri sahip çıktıkça ülkemize ve gençliğimize çok daha önemli katkılarda bulunacaktır.
Bu hizmetlerin gerçekleştirilmesinde birikimi, maddi katkıları ve manevi destekleri ile emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“16 YILDA ÇOK ÖNEMLİ ATILIMLAR OLDU”
Yüksel’in ardından Yeni Dünya Vakfı Genel Başkanı Mahmut Göksu, davetlilere seslendi. Başka davet ve programların yerine önceliğini vakfımızın iftarına veren herkese teşekkür eden Başkan Göksu, “Birçoğunuzun bu akşam üç, dört iftar programına davetli olduğunuzu biliyorum ve buna rağmen önceliğinizi vakfımıza verip bizleri mutlu ettiniz, Allah’ta sizleri mutlu etsin. Ramazan ayı boyunca birçok iftar programı düzenledik. Siz kıymetli istişare kurulu üyelerimiz ve vakıf dostlarımızla bir arada olmak, Ramazan vesilesi ile muhabbetimizi pekiştirmek istedik. Tabi Yeni Dünya Vakfı’nın olduğu her ilde bu iftarları düzenliyoruz. Ramazan ayı baştan sona; ruhun, bedenin, idrakin sabırla terbiyesidir. Ne mutlu Ramazan’ın güzelliğine, huzuruna kavuşmuş olan bizlere…

Ama Ramazan ayına biraz acı ve üzüntülerle girdik. Kudüs’te yaşananlar hepimizin yüreğini dağladı. Filistin’deki zulüm Ramazan’ın bu güzelliğine gölge düşürdü. Allah birliğimizi, kardeşliğimizi pekiştirmeyi nasip etsin. Dünyada birinci ve ikinci cihan harbi olmak üzere iki büyük savaş yaşandı. İkinci cihan harbi bitti ama birincisi devam ediyor. İkinci cihan harbi kendi topraklarında olduğu için sona erdirdiler ve hep birlikte Avrupa Birliği’ni kurup, birbirlerini öldürmeyi bıraktılar. Fakat birinci cihan harbi ağırlıklı olarak İslam coğrafyasında gerçekleştiği ve o gün parçaladıkları İslam toplumlarını bugün birbirleriyle savaştırıyorlar. Kendileri birleştiler, bize de sürekli bölünün ayrışın diyorlar. Niçin? Çünkü bizim en büyük gücümüz, birliğimizdir. Biz bir olursak neler olacağını onlar daha iyi biliyorlar. O yüzden Allah bize ümmet bilinci versin.

Geçmişte birlik olan Müslümanlar’ın neler yapabildiğini biliyoruz. O dönemden bugüne taşıdığımız köklü bir anlayış da vakıf kültürüdür. Bir kelimeden çıkan büyük bir medeniyettir vakıf… Vakıf medeniyetinin esası; paylaşmak, başkasının derdini dert edinmek, ben değil biz diyebilmektir. Vakıf, kendini aşmak toplumla buluşmaktır. İşte bu güzel değerleri gençlerimize verebilmenin gayreti ve çabası içerisindeyiz.

16 yılda ülkemizde çok önemli atılımlar oldu. Hayal bile edemeyeceğimiz, gelişmeler, yatırımlar gerçekleşti. Bu arada maalesef gördük ki doğrudan insana yapılacak yatırımları biraz ihmal etmişiz. Eğitim, sosyal, sanatsal, sportif yani doğrudan insan merkezli, insana yapılan yatırımların tek bir tarikata, tek bir derneğe, tek bir vakıfa bırakılacak kadar küçük olmadığını gördük. İşte Yeni Dünya Vakfı kendisi gibi aynı kulvarda olan diğer kardeş STK’lar ile aynı istikamete doğru koşmaktadır.

Şehirleri ziyaret ettiğimizde, burada İlim Yayma, Türgev var Ensar var bir de Yeni Dünya Vakfı’na ne gerek var diyenler olabiliyor. Biz de diyoruz ki; Dünyada sadece Fırat ve Dicle yok. Birçok nehir var ama hepsi de okyanuslara denizlere akar. Alan o kadar geniş ki, tüm bu STK’ların temas ettiği insan sayısı %5. Alan geniş, ulaşılan kitle çok az. Birçok yurt açtık, her yıl en az dört tane kamp düzenledik. Kurslar, konferanslar, seminerler, yurtiçi ve yurtdışı geziler düzenledik. Hepsi gençlerimizi sosyal hayata hazırlamak, onların yanlış ve kirli emelleri olan yapıların eline düşmesini engellemek için. Bu anlamda desteği, emeği, katkısı, duası olan herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Başkan Göksu’nun ardından söz alan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, “İnşallah bir sonraki sene yine bir iftarda bir araya geliriz. Bu tür STK’lar ne kadar çoğalırsa, hayırlı çalışmalar ve hizmetler de çoğalır. Söylenecek her şeyi vakıf başkanımız ve ev sahibimiz Cüneyt bey zaten dile getirdiler. Ben hepinize hayırlı Ramazanlar diliyor, yaklaşan bayramınızı da şimdiden tebrik ediyorum” dedi.

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak ise, “Böyle güzel bir topluluğun içerisinde bulunmak ve faaliyetlerinden haberdar olmak bizi ziyadesiyle memnun etti, memnuniyetten öte geleceğe dair de ümitlendirdi. Şuan İstanbul’da 1 milyon 454 bin üniversite öğrencisi var. Bunların 31 bini uluslar arası öğrenci ve sadece bizim üniversitemizde 153 ülkeden öğrenci var. Bu konuya girme nedenim, artık Yeni Dünya Vakfı gibi birçok kurum ile öğrencilerin temasa geçiyor olabilmeleridir. Bizim dönemlerimizde öğrencilere yönelik faaliyetleri olan bu tip kurumlar yok denecek kadar azdı. Bugün ülkemize gelen bu yabancı öğrenciler, vakıflarımızla temasa geçiyor, burs, yurt, kurs, kamp gibi faaliyetlerinden istifade ediyor, ülkemizi ve insanımızı doğru tanıyor ve ülkesine döndüğünde de doğru anlatıyor. Yani vakıflarımızdan destek ve himaye görüyorlar. Bu vesile ile saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum”

1071’DEN ÖNCE BİLE VAKIF KURMUŞ BİR MİLLETİZ
Protokol adına son konuşmayı Çevre ve Şehircilik eski Bakanı İdris Güllüce yaptı. Vakıfların önemine ve gençliğe yönelik sürdürülen faaliyetlerin önemine değinen Güllüce, “Yeni Dünya Vakfı’nı eskiden beri biliyorum. Defalarca gittim, konferans verdim, faaliyetlerini de memnuniyetle takip ettim. Allah emeği geçenlerden razı olsun. Gençliğe yönelik vakıf nedir dediğimiz vakit, işte Yeni Dünya Vakfı gibidir diyebileceğimiz seviyede bir vakıftır burası.
Vakıflardan bahsetmeye başlarsak zaten ayrı bir konferans konusu olur. Zira daha Malazgirt’ten 30 sene önce Pasinler’de bile vakıf kurmuş bir milletiz. Daha Erzurum Hasankale’nin Pasinler’in Müslümanlar’ın elinde kalıp kalmayacağı bile belli değilken vakıf kurmayı düşündüren bir kimyamız var. Şimdilerde ise toplumuzda büyük yozlaşma mevzu bahis. Özüne, esasına, kültürüne uzak bir nesil yetişiyor. Ben hükümetimiz döneminde bakanlık dahil birçok görevde bulundum ve icraat anlamında göğü yere indirdik desek yeridir. O kadar büyük icraatlar hayata geçirilirken, Mahmut bey kardeşimin de dile getirdiği gibi malesef gençlikle ilgili konularda yeterli olamadık diyebilirim. O yüzden de bu vakıfların önemi ortaya çıkıyor. Bütün dünyada kültürleri yok eden bir popüler kültür saldırısı var. Tarihi şuuru olmayan, din bilgisi, musiki sevgisi olmayan, hamburger ve kola yiyip eğlencelere koşan bir gençlik oluşturulmaya çalışılıyor. O yüzden önce aile meclisini bir toplayıp, oğullarımıza kızlarımıza dönüp ne oluyor diye bir soralım. Önce bir evimizi toparlayalım, sonra da etrafımıza nasıl fayda sağlarız buna bakalım. Allah bu tip vakıflarında hizmetlerini ve sayısını artırsın diyorum” dedi.

Davetliler arasında söz alanlar isimler de kısa selamlamalarda bulundular.
Yeni Dünya Vakfı Onursal Başkanı Halil İbrahim Demir, “1996 yılında 6 kişi ile kurduğumuz Yeni Dünya Vakfı olarak en büyük vizyonumuz; karşımızdaki sadece insan olsun üzerine kuruluydu. Dili, ırkı, inanışı ne olursa olsun kültürümüzü, insanımızı ve insanlığı doğru aktarabilmek üzerine faaliyetlerde bulunduk. Çok sayıda kendiliğinden Müslüman olan yabancı öğrencimiz oldu. Bizim hareketlerimiz, insanlara bakışımız ve davranışımız, insanları da etkiliyor. O yüzden aynı dikkat ve özenle yola devam edeceğiz. Daha konuşacak çok konu var hepinize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Vakfımızda her hafta düzenlenen Babıali Enderun Sohbetlerini düzenleyen isimlerden Yazar Mehmet Nuri Yardım ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Ben teşekkür etmek için söz istedim. 8 yıldır devam eden Babıali sohbetlerimiz var. Yer sorunu yaşanıyordu ve bir arkadaşımızın tavsiyesi ile Yeni Dünya Vakfı’na müracaat ettik. Mahmut beye durumu anlatınca buyurun gelin, bu vakıf sizin dedi. Çok değerli konukları ağırladık ve Ramazan nedeniyle bir ara verdik. İnşallah aynı değer ve heyecanda devam edecek olan sohbetlerimize sizleri de bekliyoruz.”

İstanbul Baş Vaizi Mustafa Akgül de söz alarak konukları selamladı. Hayırda yarışılması gerekliliğine vurgu yapan Akgül, “Vakıflar; dertliye, ihtiyaç sahibine, talebeye, hayırlı işlere ulaşabildiğimiz kuruluşlardır. Bu tip programlar ve toplantılar ile de dostluğumuzu, ilişkilerimizi pekiştiriyor, Kars’ın dağ köyündeki yaşlı ninemize birlikte el uzatıyoruz. Allah hepimizi hayırda yarışanlardan eylesin” dedi.

Program aile fotoğrafı çektirilmesiyle son buldu.

IMG_7743
IMG_7694

IMG_7703

IMG_7754

IMG_7776

IMG_7790

IMG_7791

IMG_7819

IMG_7845

IMG_7853

IMG_7860

IMG_7878

IMG_7901

IMG_7905

IMG_7644

IMG_7648

IMG_7650

IMG_7653

IMG_7654

IMG_7656

IMG_7657

IMG_7662

IMG_7682

IMG_7683

IMG_7684

IMG_7688

IMG_7907

Bir Yanıt bırak