Yeni Dünya Vakfı öğrencilerinin verimli bir eğitim hayatı geçirmeleri, vakıf aidiyetinin oluşması için ne tür eğitsel, kültürel, sosyal ve sanatsal faaliyetler yapılması gerektiğine yönelik “Eğitim Stratejileri Çalıştayı” düzenlendi.

Üsküdar Belediyesi hizmet binasında düzenlenen çalıştaya, çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin yanı sıra, vakıf üye ve gönüllüleri ile öğrenciler katıldı.
Cumartesi günü 14:00’te Kuran-ı Kerim okunması ile başlayan çalıştayın açılış konuşmasını yapan Yeni Dünya Vakfı Genel Başkanı Mahmut Göksu, gençleri üzerinde devlet kadar vakıfların da önemli sorumlulukları olduğunu belirtti.
Gençlerin doğru ve faydalı bir eğitim ile buluşması için çalışmaya, araştırmaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan Göksu, “Bu çalıştayın gerçekleşmesine katkı ve emek veren arkadaşlarımıza, bu güzel mekanı tahsis eden Üsküdar Belediyesine teşekkür ediyorum. Bugün gerçekleşecek çalıştayda, vakıf adına yapılacak çalışmaların usulü hakkında daha çok yoğunlaşacağız. Hepimizin ortak derdi, yaptığımız çalışmalarda verimlilik ne oranda gerçekleşiyor. Diğer vakıflarımızın yöneticileri ile de bir araya geldiğimizde bunu tartışıyoruz hep. Tüm çabalarımızın, uğraşlarımızın temelinde, insana dokunmak, gençlerimize ulaşmak, verimli olmalarını sağlayarak, bu ülkeye, millete, ümmete daha fazla nasıl faydalı olur kaygımız vardır. Ülke ve İslam coğrafyası olarak çok farklı süreçler geçiriyoruz. 15 Temmuz’da gördük; aklıyla düşünmeyen, kalbiyle hissetmeyen, ruhu çürümüş bir nesil ortaya çıkardılar ve kendi ülkesine, insanına ihanet ettiler. PKK da, kampa götürüp eline tutuşturduğu silahla gençlere üç beş ay eğitim vererek, kendi doğduğu köy ve kentteki insanları katlettiriyor. Yetmiyor, devlete düşman ediyor. İşte tüm bunları dikkate aldığımızda verimli ve doğru bir eğitimin ne kadar zaruri ve elzem olduğunu daha iyi kavrıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, eğitim-kültür alanında çok eksiklerimiz var. Burada STK’lara da önemli görevler düşmektedir. Geçen gün Ankara’da düzenlediğimiz sayın bakanlar ile çok sayıda misafirin de katıldığı iftardan sonraki çay sohbetinin teması gençlikti. Çok yararlı görüşler ortaya kondu, üzerine konuşmalar yapıldı. Çünkü gençlik hepimizin ortak kaygısıdır. Bu toplantıda STK’ların kamu ile önemli projeleri birlikte yapabilecekleri, ayrıca devletin sivil toplumun önünü açma adına önemli çalışmalar yapmış olduğunun bilgisi aldık. Herkesin ortak temennisi; gençlerimizde paylaşma kültürünün ve vakıf aidiyet duygusunun artmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yaparak, sorumluluklarını bilen, dava şuuruna sahip gençliğin yetişmesine katkı vermektir.
Bugün gerçekleştirilecek çalıştayda inanıyorum ki önemli tespitler, fikirler ortaya konacaktır. Vakıf çalışmalarımızdaki eğitim, kültür, sosyal ve sportif faaliyetlerin nasıl, ne şekilde ve kimler tarafından organize edilmesi gerektiği hususunu burada tartışarak, gençlerimize daha rahat ulaşabilmenin yollarını arayacağız. Yine buradan hareketle gençlerin bizden beklentisi nedir, gençlerimiz için vakıf çalışmaları nasıl cazip hale getirilebilir, mezun olduktan sonra bu tür çalışmalara sahip çıkmaları nasıl sağlanır sorularına cevap arayacağız. Ayrıca bu hususta sadece vakıf yöneticilerinin değil, gençlerimizin tespit ve önerileri de almak için bu çalıştayın önemli bir fırsat olduğunu düşünmekteyim” diye konuştu.

Çalıştay moderatörü ve Yeni Dünya Vakfı Genel Sekreteri Şenel Kızılca, çalıştay programı ve masa oturumları hakkında katılımcıları bilgilendirdikten sonra, sunumlarını yapmak üzere konuşmacıları davet etti.

“FITRATA UYGUN ÖZGÜN EĞİTİMİ DÜŞÜNMELİYİZ ”
İlk olarak kürsüye çıkan Eğitimci Erol Erdoğan, çalıştayda hem Yeni Dünya Vakfı hem de eğitim camiası için güzel sonuçlar ortaya çıkması temennisinde bulunarak, herkesin faydalanabileceği hususlara değinileceğine inandığını söyledi. Son yıllarda eğitime yönelik çalışmaların, sempozyum ve çalıştayların, bilimsel araştırmaların İslami camiada yoğunlaşmış olmasından da ayrıca memnuniyet duyduğunun altını çizen Erdoğan, konu başlıkları altında topladığı düşüncelerini katılımcılara aktardı.
Özellikle eğitimde “yerli ve milli” vurgusunu çok doğru bulmadığını vurgulayan Erdoğan, insan fıtratına uygun olarak özgünlük üzerinden eğitime yaklaşılmasının daha sağlıklı olacağını düşündüğünü söyledi.

“SAHN-I SEMAN ANLAYIŞINA GERİ DÖNMEMİZ LAZIM”
Erdoğan’ın ardından söz alan ve özellikle STK çalışmaları ile tanınan hukukçu Selman Öğüt, eğitimde ve işleyişinde sıkıntıların olduğuna değindi. Önemli kararların verilerek harekete geçilmesi gerektiğini söyleyen Öğüt, “Çok kişiye, kısa sürede, az maliyetli, yüzeysel faaliyetler yapmak istiyoruz. Az kişiye uzun sürede gereken maliyetle nitelikli faaliyet yapmamız lazım. Doğru öğrencilere doğru miktarlarda burs verip, verimli bir eğitim süreci geçirmeleri için gereken ders ve kurslara da imkan sağlamamız lazım. Ayrıca doğru rol modeller ortaya koymalıyız. Bugün sinema ve müzikte gençlerimizin karşısına rol model olarak hangi isimleri çıkarabiliyoruz? Öte yandan devlet kurumlarına adam yetiştiren bir vakıf geleneğimiz var. Hatta Sahn-ı Seman anlayışına geri dönmemiz lazım. Yani 100 kişi için kurulmuş ve her kişiye bir hocanın düştüğü nitelikli bir eğitim anlayışına tekrar dönebilmeliyiz” dedi.

“GENÇLER DENEMEK İSTİYORLAR”
Eğitim sürecini ve gençlerin beklentilerini psikolojik olarak değerlendiren Psikolog Serap Dönmez ise “Gençler en çok denemek istiyorlar. Bazı şeyleri kendileri yapıp, sonuçlarını kendileri görmek ve sonuçlarına saygı duyulmasını istiyorlar. Kendi tecrübelerimizi gençlere dikte etmemizi istemiyorlar. Ayrıca bireysel farklılıkların da dikkate alınmasını istiyorlar. Farklı ihtiyaçları, farklı sosyal beklentileri ve fiziki olarak bile farklı gereksinimleri bulunuyor.
Ayrıca bu tip çalışmalara çocuklarımızın, gençlerimizin katılmalarını istiyorsak, onların ihtiyaçlarını karşılamak durumundayız. Bazı şeyleri kendilerinin gerçekleştirmesiyle alakalı ihtiyaçları, maddi ihtiyaçları gibi… Çalışmalara onları dahil etmek, onore etmek ve yardımlaşmalarını sağlamak zorundayız” diye konuştu.

“ÜZÜLDÜĞÜNDE VEYA MUTLU OLDUĞUNDA YANINDA DEĞİLSENİZ…”
Son olarak söz alan Doç.Dr. Serdar Özdemir ise, medeniyet tarihi ve İslam medeniyet tarihinin dikkatle incelenerek doğru uygulamaların, yöntemleri ve bilincin tespit edilerek, esasın belirlenmesi gerektiğini söyledi. İslam ve Türk İslam medeniyetinin eğitim ve bilgi konusunda zirve dönemleri yaşadığını vurgulayan Özdemir, “Bu çalışma, bir samimiyetin ve gayretin neticesinde ortaya çıkmıştır. Umarım biz de katkı verebiliriz. İslam medeniyetinin zirve yaptığı 9,10 ve 11. Yüzyıllardır ve 12.yüzyıldan itibaren özellikle Moğol istilası ile birlikte ciddi bir gerileme yaşamış ve üretme kabiliyetini kaybetmiştir. Beytül Hikmet ile birlikte bilgiyi esas alan, bilgiye değer veren bir anlayış İslam medeniyetinin hareket noktası olmuştur. İslam medeniyeti bir bilgi medeniyetidir. Benzer bir şekilde Osmanlı medeniyeti de 15 ve 16 yüzyılda zirve yapmıştır. Hareket noktası Enderunlardır ve çok iyi eğitim sürecinin ardından nitelikli insanlar yetiştiren bir sistemdir. Bu anlamda Selman Öğüt’ün önerisine ben de önem veriyorum. Beytül Hikmet’den Eneduran’a uzanan , bilgi tabanlı eğitim anlayışını dikkate almamız lazım. Çocuklarımızın, kendi değerleriyle, kendi sosyal kodlarıyla tanışması lazım. Genelde vakıflar ve diğer kuruluşlarda yapılan faaliyetler akıl eğitimidir. Hem nitelikli çalışma için, hem nicelikli çalışma için aynı zamanda duygu yüklü çalışmalar yapılmalıdır. Bir genç hayal kırıklığına uğradığı zaman, üzüldüğü zaman, kavga ettiğinde, mutlu olduğunda veya evlendiğinde yanında değilseniz, sizinle değildir. Bu nedenle tüm süreçte ve mezuniyet sonrası da irtibat halinde olmak, gençlere sahip çıkmak gereklidir” ifadelerini kullandı.

Konuşmacıların gerçekleştirdikleri sunumların ardından, moderatör Şenel Kızılca masa oturumları için çalışma gruplarını yerlerine davet etti. Her masada 8 öğrenci ile masa moderatörleri ve raportörlerin yer aldığı 6 grup ile gerçekleşen çalıştayda, Gençlere; Yeni dünya Vakfı ve yurtlarında ne tür eğitim, kültür ve sanat faaliyetleri yapılabilir?
Gençlerin vakıf faaliyet ve etkinliklerine yönelik ilgilerini artırmak için ne tür çalışmalar yapılabilir?
Vakıf aidiyetini artırmaya yönelik neler yapılabilir? sorularının cevapları arandı.

Saat 18:00’de çalıştayın üçüncü oturumuna geçildi. 6 masada ortaya çıkan çalıştay çıktı ve sonuçları masa sözcüleri tarafından açıklandı. Saat 20:00’ye kadar sonuçların değerlendirildiği çalıştay, dilek ve temnnileri ile son bulurken Üsküdar Belediyesi yemekhanesinde topluca iftar yapıldı.
(Çalıştay sonuç bildirgesi önümüzdeki günlerde yayınlacaktır.)
IMG_9460IMG_9468

IMG_9503

IMG_9524

IMG_9532

IMG_9544

IMG_9551

IMG_9564

IMG_9572

IMG_9591

IMG_9594

IMG_9599

IMG_9603

IMG_9617

IMG_9620

IMG_9622

IMG_9624

IMG_9627

IMG_9630

IMG_9644

IMG_9651

IMG_9668

IMG_9680

IMG_9686

IMG_9691

IMG_9708

IMG_9712

IMG_9717

IMG_9722

IMG_9726

IMG_9730

IMG_9733

IMG_9736

IMG_9737

IMG_9751

IMG_9765

Bir Yanıt bırak